Neden arketipler ile çalışıyoruz...
Doğal taşlar ile başlayan yolculuğumu insan doğasını en iyi anlamamızı sağlayan arketipler ile kesişmesi bir tesadüf değil .Arura üzerinden kurduğum Bilinçin gelişmesi ve genişlemesi kavramlarının çalışılması ve insan iç dünyasında anlamlı bir bütünlük haline gelebilmesi için bilinçaltı kayıtlarının anlaşılması ve düzeltilmesi gerekmekte.
Arketip, bilinçaltında hazır çalışan bir davranış–algı–tepki şablonudur.Duygu değildir, düşünce değildir → otomatik programdır.
Bunlar “karakter” değil, aktif arketiplerin sonucudur.
Bilinçaltı kayıtlarına en kısa ulaşım ise arketipler üzerinden yapılabilir.Olaylar karşısında verdiğimiz tepkileri incelediğinizde tekrar eden düşünce ve davranış kalıpları olduğumuzu farkederiz.
Tekrar eden düşünce ,duygu ve davranış kalıpları arketipi olarak tanımlanır.Bu kalıplar zamanla öğrenilemiş ,toplumsal roller ve aile ilişkileri ile otomatikleştirilmiş hareketler bütünüdür.Geçmişten gelir ve bilinçaltı tarafından yönlendirilir.
Arketip araştırmak ve onların gölge yanlarının olumlu kayıtlarla değiştirilmesi hayatımızda farklı sonuçların da mümkün olduğunu anlamamızı sağlar .
“Ben şu anda hangi rolden davranıyorum?” sorusunu sormaya başlarsın.
Bu ne demek?
Kazanç:İnsan, davranışını yaşarken fark edebilen az sayıdaki birey grubuna geçer.Bu doğrudan bilinç seviyesini yükseltir.
Arketipler şunu yapar:
Bu okumayı yapan kişi:
Kazanç:Duygusal tükenmişlik azalır.İnsan ilk kez kendi alanında kalmayı öğrenir.
Arketip okuması, sezgiyi “mistik” değil işlevsel hale getirir.
Nasıl?
Kazanç:Kararlar daha az pişmanlık üretir.Çünkü kişi kendi iç dinamiğine uygun seçim yapar.